• Pazartesi 31.4 ° / 18.2 ° Bulutlar
  • Salı 30.7 ° / 16.7 ° kırık bulutlar
  • Çarşamba 20.7 ° / 14.5 ° kırık bulutlar

'AŞIDA ÜÇÜNCÜ DOZ' TARTIŞMASINDA SON NOKTA: ZARARLI MI GEREKLİ Mİ?

‘3. doz gerekli mi değil mi?’ tartışmasına Dünya Sağlık Örgütü de katıldı: ‘3. doz için daha fazla veriye ihtiyaç var’ açıklaması kafaları karıştırdı.Hürriyet'ten Fulya Soybaş uzmanlarla görüştü ve o tartışmalara son noktayı koydu

‘3. doz gerekli mi değil mi?’ tartışmasına Dünya Sağlık Örgütü de katıldı: ‘3. doz için daha fazla veriye ihtiyaç var’ açıklaması kafaları karıştırdı. Hürriyet'ten Fulya Soybaş uzmanlarla görüştü ve o tartışmalara son noktayı koydu.

İşte Soybaş'ın o haberi:

Reuters haber ajansına konuşan DSÖ yetkilisi üçüncü doz aşıların gerekli olup olmadığına dair henüz kesin veriler elde edilememekle beraber cesaret verici veriler topladıklarını ve araştırmaların devam ettiğini belirterek, “Mevcut COVID-19 aşılarının korunma süresinin ne kadar olduğu ve ek bir dozunun kimler için yararlı olup olmayacağı konusunda sınırlı veri bulunmakta” açıklaması yaptı.

 

"HER AÇIKLAMANIN KENDİ DİNAMİĞİ VAR"

Klimik Yönetim Kurulu üyesi, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji uzmanı Prof. Dr. Bülent Ertuğrul ile 5 soruda ‘3 doz aşı’ bilmecesini ve DSÖ’nün açıklamasını masaya yatırdık.

1) DSÖ bu açıklaması ile ne kastediyor?
“Yapılan her açıklamayı iyi okumak lazım. DSÖ, ‘3. doz gerekli mi, değil mi?’ tartışmasını 2 doz mRNA aşısı olmuş kişiler üzerinden yapıyor. mRNA aşılarının (Pfizer-BioNTech gibi) koruyuculuğu, inaktif (Sinovac gibi) aşılara oranla, daha yüksek ve son çıkan mutasyonlara karşı da bu aşıların oldukça etkili olduğu bilimsel olarak da kanıtlandı.

Aşı karşıtları en ufak kafa karışıklığını hemen bir kampanyaya dönüştürebiliyor o nedenle unutulmamalı ki her açıklama kendi içinde anlamlı. Yani, DSÖ inaktif aşı olanlara ‘3. dozu olmayın’ demiyor.”

 

"HATIRLATMA DOZU ŞART"

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları AD Başkanı Prof. Dr. İlyas Dökmetaş, ‘Neden 3. doz şart?’ sorusuna çocukluk aşılarından örnek veriyor: “Mesela kızamık, suçiçeği, boğmaca, difteri, tetanos aşıları... Bu aşıları hiçbir zaman tek doz ile bırakmayız. Mutlaka sonrasında bir ‘hatırlatma’ dozları olur. Tetanos, çocukluk çağında yapılır, askere gitmeden ve sonrasında da her 10 yılda bir hatırlatma dozu ile devam eder. Aynısı bu aşılar için de geçerli. Özellikle inaktif aşılar (Sinovac) için ‘2 doz yetmeyebilir’ denilerek 3. doza geçildi, ki bu hatırlatma dozu bağışıklık yükseltiyor. mRNA aşıları için ise 3. doz uygulaması henüz net değil!”

 

"SANATÇILAR DEVREYE GİRSİN"

Prof. Dr. Dökmetaş, bundan birkaç ay önce Türkiye risk haritasında Doğu ve Güneydoğu’nun mavi, ‘en risksiz’ bölgeler olduğunu hatırlatarak bir de uyarıda bulunuyor: “Helal olsun, iyi korunuyorlar’ diye gurur duyduğumuz bu bölgeler şu an aşılamada geri! Bitlis, Siirt, Şanlıurfa, Mardin, Diyarbakır, Muş, Batman, Şırnak, Ağrı ve Bingöl’de aşılama oranları yanlış bilgilendirmelerden, mevsimsel hareketten dolayı hayli düşük!

Toplumsal bağışıklığa ulaşabilmek için sadece batı illerinde aşılama yetmez! Bu harekette hep beraber olacağız. Bir an önce yeni aşı kampanyaları başlatılmalı. ‘Tarlada da aşı yapıyoruz’ demek yeterli değil! Bölgenin fikir önderleri (ağa, şuh, mele, hoca, siyasetçi...) devreye girmeli. Mesela Ahmet Türk gibi... Sanatçılardan Yılmaz Erdoğan, İbrahim Tatlıses gibi... Çıkıp, ‘Aşı olun’ demeleri, belki bir etkinliğe katılmaları özellikle gençler üzerinde etkili olacaktır. Kürtçe ilanlar, tanıtımlar hazırlanabilir.”